Özdeş duruma gelmek ne demek ?

Bogatir

Global Mod
Global Mod
Özdeş Duruma Gelmek: Ne Demek ve Neden Bazen Biraz Kafamız Karışıyor?

Hadi birader, anlamadığın bir şey olduğunda kendini en rahat nasıl hissedersin? Kafanda dönüp duran, oradan oraya savrulan düşüncelerle ve gerçek dünyada çözüme ulaşmak için uğraşırken bir yanda bir kaç sorudan başka bir şey olmayan ama seni sıkıştıran bir sorunun cevabını beklerken... İşte o anlarda “özdeş duruma gelmek” dediğimiz şeyin ne demek olduğunu anlamak gerçekten bir iş olabilir! Bu, bazen karşımıza çıkmak zorunda kalacağımız karmaşık bir kavram gibi gelebilir ama aslında hayatın her alanında yerini bulan, karmaşık olmayan ama düşündürücü bir konu!

Ama merak etmeyin, burada birlikte bu kafa karıştırıcı kavramı parçalara ayırarak çok daha eğlenceli bir şekilde keşfedeceğiz!

Özdeş Duruma Gelmek Nedir?

Özdeş duruma gelmek, temelde bir şeyin kendisine eşdeğer bir hale gelmesi anlamına gelir. Bunu günlük dilde, farklı koşullarda aynı sonuca ulaşmak olarak da tanımlayabiliriz. Bu kavram, genellikle felsefe ve matematikte çokça karşılaşılan bir terimdir. Ancak ne kadar felsefi bir açıklama yapmaya çalışsak da aslında bu terimi sadece derin düşüncelerle sınırlı tutmak, işin eğlenceli kısmını kaçırmak olurdu, değil mi? Hadi şimdi biraz daha keyifli bir şekilde inceleyelim!

Felsefi Bir Bütün Olarak Özdeşlik

Felsefede özdeşlik, bir şeyin kimliğinin ya da varlığının kendisini diğer bir şeyle özdeş hale getirmesi anlamına gelir. Bir başka deyişle, "A" ve "B" arasında bir özdeşlik ilişkisi kurduğunda, bunlar birbirinden ayırt edilemez hale gelir. Yani A ne kadar A ise, B de o kadar B'dir. Bu, aslında çok yalın bir kavram gibi görünse de, içinde bir sürü parantez açabileceğimiz bir alan!

Mesela, bir düşünün: İki farklı kişi aynı durumun içinde bulunduklarında, biri sadece çözüm odaklı bir yaklaşımla hareket ederken, diğerinin duygusal yönü ön plana çıkıyor ve ilişkiyi güçlendirmeye çalışıyor. Buradaki “özdeşlik”, aslında bu iki farklı yaklaşımın bir noktada birleşmesiyle ortaya çıkıyor. Çözüm arayışında bir empati eksikliği ya da empati arayışında stratejik bir yönün kaybolması, bu özdeşliğin çeşitli boyutlarını ortaya çıkarabiliyor.

Erkekler, Kadınlar ve Özdeşlik: Klişelere Takılmadan!

İlk etapta bu bahsi geçen özdeşlik, bazen daha çok cinsiyetçi bir bakış açısı ile karşımıza çıkabilir. Erkeklerin her zaman çözüm odaklı ve stratejik olması, kadınların ise empatik ve ilişki odaklı yaklaşımlar sergilemesi beklenir. Ancak, burada bir düzeltme yapmak gerekebilir. Çünkü insan davranışları, biyolojik ve toplumsal normlarla şekillenen çok daha karmaşık bir yapıdır. Özdeşlik durumu, her iki cinsin de içinde barındırabileceği çok daha geniş bir yelpazeye sahiptir.

Örneğin, Ahmet ve Zeynep birbirlerinden tamamen farklı iki kişi olarak bir durumla karşı karşıya kaldıklarında Ahmet’in ilk yaklaşımı, "Şu sorunu çözelim" şeklinde olabilirken, Zeynep’in yaklaşımı “Neden bu şekilde hissettin?” olabilir. Ama aslında her ikisi de çözüm arayışı içindedir; sadece bunu yapma biçimleri farklıdır.

Stratejik Bir Adım Atmak: Erkeklerin Özdeşlik İle İmtihanı

Erkekler çoğu zaman çözüm odaklı düşünürler. Mesela bir futbol maçı izlerken, kaybeden takımı hemen ‘ne yapılmalı’ sorusuyla analiz etmeye başlarlar. Tıpkı bir sorunun içinde kaybolmuş bir zihnin bir çözüm bulma arayışına girmesi gibi! Özdeş duruma gelmek, bazen olayları çözmeye çalışırken "ama neden çözüme odaklanamıyoruz?" diye sorgulama durumuna da yol açabilir.

Ama merak etmeyin, bu yalnızca erkeklerin kodlarında yazılı bir şey değil. Kadınlar da bazen olayları hızlıca çözmek için stratejik adımlar atabilirler. Sonuçta herkesin bir yol haritası var, değil mi?

Empati ile Duygusal Derinlik: Kadınların Özdeş Durumla Buluşması

Kadınların ise sıklıkla ilişkilerde duygusal derinlik ve empatiyi ön plana çıkardığını söyleyebiliriz. Özdeş duruma gelmek, bazen bu empatik bakış açısının eksikliğini veya fazla derinlemesine bir anlam arayışını ortaya çıkarabilir. Bir olayda karşıdaki kişiyi anlamaya çalışırken kaybolmak, bir yandan empatiyi beslese de zaman zaman çözüm odaklı bir stratejiye dönüşmek zor olabilir.

Kimi zaman, "Ne hissettin? Neden böyle oldu?" gibi sorularla başlayan sohbetler, durumu anlamaya çalışma çabasıdır. Fakat, bu da bazen tüm problemleri çözmeye yetmez! İşte burada, duygusal yoğunluk ve çözüm odaklı yaklaşımın birleşmesi gereken anlar devreye girer. Özdeş duruma gelmek, bazen duygusal zekâyı ve stratejik adımları aynı anda yönetmeyi gerektirebilir.

Birlikte Özdeş Duruma Gelmek: Farklılıkların Bütünlüğe Dönüşmesi

Peki, tüm bu bakış açıları bir araya geldiğinde ne oluyor? Her şey bir noktada kesişiyor. Özdeş duruma gelmek, aslında tam da burada devreye giriyor. İnsanlar farklı düşüncelerle bir duruma odaklanıp, çözüm üretme sürecine girdiklerinde farklı yaklaşımlar birleşerek, gerçek çözüm için bir arada olurlar.

Çözüm odaklılık ve empati arasındaki dengeyi kurduğumuzda, her iki taraf da soruna farklı açılardan yaklaşır. Ve işte o zaman, sorunlar bir şekilde özdeşlik kazanır; yani herkes aynı anlayışla sorunu ele alıp ortak bir dilde buluşur.

Sonuç: Özdeşlik, Her Zaman Bir Araya Gelecek Bir Bütün Müdür?

Özdeş duruma gelmek, hayatın her anında karşımıza çıkabilecek, bazen kafa karıştırıcı ama her zaman faydalı bir süreçtir. İnsanlar arasındaki farklılıklar, aslında bir ortak paydada buluştuğunda bizlere güçlü bir çözüm sunar. Belki de özdeşliğin en güzel yanı, farklılıkların bir araya geldiğinde nasıl bir bütün oluşturduğuna şahit olabilmektir.
 
Üst