Kendini Garipsemek ne demek ?

Cansu

New member
Kendini Garipsemek: Nedir Bu Garip His, Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar ve Neden Kimi Zaman Hepimizin Hissiyatı Olur?

Bir gün aynada kendinize bakıp, "Vay be, gerçekten garip bir tipim!" dediğiniz oldu mu? Evet, belki biraz abarttım ama hepimiz bir şekilde kendimizi garip hissetmişizdir. O kadar tanıdık bir duygu ki, birine anlatmaya başlasanız, "Evet, ben de öyle hissediyorum!" cevabını almak muhtemel. Peki, "kendini garipsemek" nedir? Neden hepimiz bir noktada buna kapılıyoruz? Hadi gelin, bu garip hissetmenin kökenlerine inmeye ve biraz da mizahi bir bakış açısıyla bu "gariplik" duygusunu ele almaya çalışalım.

Garip Hissetmek: Ne Zaman ve Neden Olur?

Öncelikle, “kendini garipsemek” dediğimizde neyi kastediyoruz? Bu, her zaman korkutucu, içe kapanık ya da depresif bir durum olmak zorunda değil. Bazen, tüm dünyadan farklıymışız gibi hissetmek, yani hiç kimseyle ortak bir dil tutturamıyormuşuz gibi olmak, garipliğin ta kendisidir. Hepimiz bir şekilde toplumsal normlardan ya da çevremizden uzaklaşıp, kendi “farklı” yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Ama bu, aynı zamanda hem kendi kimliğimizle barışmak, hem de bu gariplik duygusunu anlamak adına bazen eğlenceli de olabilir.

Mesela, büyük bir grup içinde konuşmaya başladığınızda herkes size bakıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ya da belki, en sevdiğiniz şeyi yaparken, bir anda “Acaba bunu yaparak garip mi oluyorum?” diye düşünmek... Bu, sadece sosyal kaygılarla ilgili değil, aynı zamanda kişisel bir deneyim. Her şeyin çok da doğal olmadığı bir dünyada, garip olmak aslında oldukça insana özgü bir deneyim.

Erkekler ve Çözüm Odaklılık: Garipliği Nasıl Yenebiliriz?

Erkekler, genellikle çözüm odaklı bir yaklaşımla gariplik duygusunu ortadan kaldırmaya çalışırlar. Birçok erkek, kendini garip hissettiğinde bu duyguyu hemen çözmeye çalışır. “Ben neden garip hissediyorum?” sorusu yerine, “Bunu nasıl düzeltebilirim?” sorusunu sorar. Kimi erkekler, gariplik hissini yok etmek için hemen dışarıda vakit geçirmek, arkadaşlarıyla bir aktivite yapmak ya da herhangi bir hedefe yönelmek isteyebilirler.

Mesela, bir erkek düşünün; sosyal ortamda garip hissettiğinde, çözüm olarak “Hadi basketbol oynayalım, ya da hep birlikte bir film izleyelim” gibi bir strateji benimseyebilir. Bu, onlara ait sosyal dünyada bir şeyler kontrol etme ve gariplik duygusunu bir kenara bırakma çabasıdır. Ancak, bu çözüm bazen geçici olabilir. Çünkü gariplik, çözülmesi gereken bir problemden çok, daha çok kişisel bir his olabilir.

Bu durumda erkekler, genellikle bir problemi çözmeye odaklanarak, duygusal bir çözüm arayışına girmezler. Yani, gariplik hissiyle başa çıkmak için dışarıda aktivite yapmak bir çözüm olabilir, ama duygusal olarak bu hisle nasıl başa çıkacaklarını sorgulamak çok daha karmaşık olabilir.

Kadınlar ve Empatik Yaklaşımlar: Garip Hissetmenin Duygusal Boyutu

Kadınlar, genellikle daha empatik bir yaklaşım sergileyerek kendilerini ve başkalarını garip hissettikleri anlarda duygusal bir çözüm ararlar. Gariplik, çoğu zaman sadece çevreye uyum sağlama çabasıyla ilgili değil, aynı zamanda toplumsal beklentilerle de ilgilidir. Kadınlar, sosyal ortamda garip hissettiklerinde, başkalarının nasıl hissettiğini ve onların bakış açılarını daha derinlemesine sorgularlar.

Örneğin, bir kadın bir toplantıda ya da sosyal bir etkinlikte garip hissettiğinde, “Acaba başkaları da benim gibi hissediyor mu?” sorusunu sormaktan çekinmez. Bu, genellikle karşılıklı bir anlayış ve empati arayışıdır. Kadınlar, toplumsal normlara uyum sağlamak ve başkalarının da kendileri gibi hissetmelerini sağlamak için genellikle daha ilişki odaklı bir yaklaşım sergilerler. Bu, gariplik hissinin başkalarıyla bağlantı kurarak, kendilerini daha “normal” hissetmelerine yardımcı olabilir.

Gariplik: Toplumun, Kendi Normlarına Karşı Bir Tepki

Gariplik, aslında sadece bireysel bir durum değil, aynı zamanda toplumsal bir fenomenin sonucu olabilir. Toplumun, bireylerden beklediği normlara uymamak, genellikle gariplik hissini doğurur. Hepimiz, belirli bir şekilde davranmak, konuşmak veya görünmek zorunda olduğumuzu hissedebiliriz. Ancak bu, bazen bize çok uzak gelebilir.

Örneğin, bir iş görüşmesinde ya da sosyal bir etkinlikte herkesin aynı tarzda giyindiğini görebilirsiniz. Siz de bir şekilde “garip” hissedersiniz çünkü dışarıdan baktığınızda normlardan sapmışsınızdır. Ancak, bu normlar aslında her zaman mantıklı olmayabilir. Her birey kendini farklı bir biçimde ifade etmek isteyebilir ve bu, gariplik duygusunu daha da pekiştirebilir.

Bu noktada önemli olan, kişinin kendisini kabul etmesi ve bu toplumsal baskılara karşı koyabilmesidir. Garip hissetmek, bir çeşit kişisel keşif sürecine dönüşebilir. Kişi, kendisinin kim olduğunu ve bu “gariplik” duygusunun aslında onun ne kadar özgün olduğunu nasıl gösterdiğini keşfetmeye başlar.

Sonuç Olarak: Garip Olmak, İnsan Olmaktır

Sonuçta, “kendini garipsemek” duygusu, çoğumuzun yaşadığı ve bazen de üzerinden geçmekte zorlandığı bir deneyimdir. Erkekler genellikle çözüm odaklı yaklaşarak bu hissi atlatmaya çalışırken, kadınlar empatik bir biçimde başkalarıyla bağlantı kurarak çözüm ararlar. Ancak, bu “gariplik” aslında sosyal normlara karşı doğal bir tepki olabilir. Hepimizin zaman zaman “garip” hissetmesi çok doğal bir durumdur, çünkü bu, sadece bir insanın içsel dünyasında değil, aynı zamanda toplumsal yapının da etkisiyle şekillenir.

Sonuçta, garip olmak, bir insan olmanın parçasıdır. Belki de bu gariplik, insanları birbirine daha yakınlaştıran, onları daha anlamlı kılan bir özellik olabilir. Peki, sizce garip hissetmek, insanları birbirine yakınlaştıran bir deneyim midir? Yoksa, her birey kendi garipliğini yaşarken yalnız mı kalır?
 
Üst